
Zamanın Gözde Görülür Etkileri!
Yaş ilerledikçe katarakt, glokom, sarı nokta hastalığı ve göz kuruluğu daha sık görülür. Opr. Dr. Deniz Oygar Baylançiçek yaşa bağlı göz…

Glokom, görme sinirinin ilerleyici hasarıdır ve tedavi edilmezse görme kaybına yol açabilen ciddi bir hastalıktır; en önemli risk etkeni yüksek göz içi basıncıdır. Glokomun en sık görülen türü, uzun ve sinsi seyreden açık açılı glokomdur. Açık açılı glokom, tüm glokomluların % 85 ile % 90'ını oluşturur ve çoğunlukla belirti vermez. Daha az görülen akut açı kapanması glokomunda ise hastanın göz tansiyonu aniden çok yüksek seviyelere çıkarak şiddetli göz ağrısı, baş ağrısı, kusma, bulantı ve aşırı kırmızı göze yol açar. Bu tablo acil ve çok şiddetli bir tablodur. Göz doktorları tarafından tanınması kolaydır.
Yoğun tedaviye derhal cevap alınır. Tedavi cerrahidir (klasik veya lazer). Ayrıca açı kapanması riski olan hastalar önceden kolayca belirlenebilir ve önlem alınabilir. Bir de sekonder (ikincil) glokom denen az rastlanan bir tür vardır. Burada başka bir göz hastalığı (Katarakt, travma, göz içi iltihapları, göz içi kanamaları) sonucu olarak gözde bir tansiyon yükselmesi olmaktadır. Tedavisi hastalık ile birlikte tansiyonun da tedavisidir. İnsan gözünde göz içi dokuları besleyen bir sıvı sürekli olarak üretilip; yine gözdeki kanalcıklar aracılığıyla gözü terk ederek kan dolaşımına geçmektedir. Eğer gözü terk eden bu kanalcıklarda darlık, yapışıklık, tıkanma olursa sıvının dışarı çıkışı yavaşlar ve göz içindeki basınç artar. Bu da gözün basıncını (tansiyonunu) arttırır.
Normalde göz tansiyonu 10-21 mm Hg arasındadır. Tansiyon 25-40 mm Hg arasındayken genelde belirti vermez, o nedenle de göz muayenesi sırasında tesadüfen yakalanır. Bazen ağrı, bulanık görme gibi yakınmalar olabilir. Genelde 40 yaş üzerinde görülür ancak bebeklerde bile olabilir. 40 yaş üzerindeki her 100 kişinin 2-3 ünde göz tansiyonu bulunur. Tansiyon zamanla göz sinirlerini ve dokuları bozarak görmeyi azaltır, körlüğe götürebilir. Yiyeceklerle ilgisi yoktur. Kalıtsal olarak bazı ailelerde sık görülür. Ailesinde glokom bulunanların daha dikkatli olması gerekir. Yüksek miyop (5 derece üzeri) ve yüksek hipermetroplarda (3 derece ve üzeri) daha sıktır. Gözüne darbe almış kişilerde de olabilir. Tanı için birkaç kez tansiyon ölçülür, muayene edilir. Görme alanı, göz siniri topografisi gibi tetkikler yapılır. Göz tansiyonu 21 mm Hg üzerinde olanlar yüksek kabul edilir ve daha sık kontrole gitmeleri gerekir. Göz tansiyonu tedavi edilmezse hasta baktığı yeri görse de çevresini görememeye başlar. Sağından yada solundan yaklaşan kişileri, arabaları fark edemeyebilir. Tedavide günde bir veya birkaç kez damla uygulanır. Bazen lazer tedavisi yapılır. Bunların tansiyonu düşürmediği ve hasarı önlemediği durumlarda ameliyat edilir. Glokom fazla belirti vermeyip körlüğe kadar götürebildiğinden, düzenli olarak göz muayenesine gitmek önemlidir.
Sinsi seyreden veya ileri düzeyde değil ise herhangi bir belirti vermeyen açık açılı glokom, genellikle yakın görme yakınması ile başvuran hastalarda rutin muayenenin bir parçası olarak yapılan göz tansiyonu ölçülmesi ile teşhis edilir. Teşhiste ve yapılan ölçümlerde tansiyon yüksekliği şüphelendiren bir bulgudur; ancak sadece ona bakılarak karar verilemez. Çünkü göz tansiyonu düşük olduğu halde görme siniri tahribatı olan hastalar olduğu gibi, tansiyon yüksek ölçüldüğü halde sinir harabiyeti göstermeyen olgular da vardır.
Görme harabiyetinin tespiti çeşitli yöntemlerle yapılabilir. Muayenede direkt biyomikroskop gibi cihazlarla göz siniri incelenebilir ve harabiyet bulguları saptanabilir. Şüpheli durumlarda göz dibi fotoğrafları çekilebilir. Ayrıca OCT (Optik Koherens Tomografi) ve NFA (sinir lifi analizi) ile optik sinirin ve etrafındaki sinir liflerinin harabiyeti mikroskopik düzeyde saptanabilir. Görme alanı tetkiki ise mutlaka yapılması gereken tetkiktir. Bu bize harita gibi gözdeki görme alanı kaybı olan bölgeleri gösteren fonksiyonel ve çok değerli bir testtir. Hastaların %90'ı 40 yaşın üzerindedir. Ailesinde glokom olanlarda genetik yatkınlık olduğundan görülme riski 10 kat daha fazladır. Bu yüzden normal muayene esnasında her yaşta göz tansiyonu ölçülmesi gerekmektedir. Bu hastalığın fark edilmesi ve erken teşhis konması için 40 yaşından sonra, yılda bir göz muayenesi önerilmektedir. Hastalık sinsi seyirli olup kendi haline bırakılırsa, yani teşhis konmayıp hiç tedavi edilmezse, 10-12 senede tamamen ışığın dahi kaybına kadar varan görme hasarlarına yol açmaktadır. Hatta bazen gözün cerrahi yönden alınmasına kadar gitmektedir. 
Glokom tedavisi mümkün olan bir hastalıktır. Hele erken teşhis edildiyse bu daha da kolay olmaktadır. Teşhis geç konduğunda yıllarca süren yüksek tansiyondan dolayı göz tahrip olmakta ve dayanma gücü azalmaktadır. Tansiyon düşse bile görme alanı kayıpları devam etmekte ve maksimum tedaviyle bile bazen gözü kurtarmak mümkün olmamaktadır. Bu yüzden bu hastalıkta erken teşhisten sonra tedaviye uyum yani damlaları düzenli kullanma ve kontrollere gelme çok önemli olmaktadır.
Glokom tedavisinde üç farklı şekilde ilerlenebilir bunlar;
İlaç tedavisi: Glokom tedavisinde çeşitli mekanizmalarla etki eden birçok damla mevcuttur. Bir ilaçla göz içi basıncı düşürülmeye çalışılır. Yetmezse ikinci damla eklenir. Yine göz tansiyonu düşmezse üçüncü damla eklenir veya diğer tedavi yöntemlerine başvurulur. Lazer Tedavisi: Lazer, ilk tedavi olarak ya da damlalara ek olarak uygulanabilir; ilaç tedavisine yeterli cevap alınamayan hastalarda ameliyattan önce de bir seçenektir. Lazer tedavisi çok yüksek olmayan göz içi basınçlarını normal düzeye indirebilir ve ilaç kullanması riskli hastalarda ilaçların emniyetli şekilde azaltılmasını sağlayabilir. Etki süresi genellikle 2-3 yıl kadardır. Sonra göz içi basıncı tekrar yükselebilir. Operasyon: Glokomlu hastada tüm imkanlar denenmiş, buna rağmen tansiyon düşürülememiş veya görme alanı kayıpları devam ediyorsa ameliyat zorunlu olur. Glokom ameliyatı, hasta çocuk değilse lokal anestezi ile yapılır. Yılda bir kez düzenli göz muayenesi erken teşhis için gereklidir.

Glokom tedavisinde yeni bir seçenek olarak Minimal invazif glokom ameliyatında hedef, glokoma bağlı göz siniri hasarını önlemek veya azaltmaktır. Günümüzde glokom tedavisi için en sık yapılan ameliyatlar trabekülektomi ameliyatıdır. Bu ameliyat göz için büyük bir cerrahi işlem olarak kabul edilmektedir. Bu ameliyat göz içi basıncını etkili bir şekilde düşürse de ameliyat sonrası bazı istenmeyen komplikasyonlar olabilmektedir.
Son yıllarda minimal invazif için glokom ameliyat tekniği geliştirilmiştir. Bu teknik sayesinde hem göz içi basıncı etkili bir şekilde düşürülmekte hem de ameliyat sonrası komplikasyonlar oldukça azalmaktadır. Lokal anestezi altında yapılan bu teknikte göze dikiş konulmamaktadır. İşlem 20-30 dakika sürmektedir. Göz bir gün bandaj ile kapalı kalmaktadır. Günlük hayata dönüş 1 gün, tam iyileşme 1-2 hafta sürmektedir. Bir ay boyunca iyileştirici damlalar kullanılması gerekmektedir. Ameliyat sonrası hastaların önemli bir kısmı glokom tedavisinde kullandığı damlalarından kurtulabilmektedir. Diğer hastaların çoğunda ise kullanılan damla sayısı azalmaktadır. Bu teknik tek başına uygulanabildiği gibi katarakt ameliyatı ile birlikte de yapılabilmektedir. Bu ameliyatı hangi hastalara öneriyoruz:
24 yılı aşkın göz sağlığı deneyimi: üç göz hastanesi ve bir genel hastane, uzman bir hekim kadrosu ve her yıl yenilenen teknoloji.
Yüz binlerce başarılı ameliyat ve nesiller boyu tanınan bir isim.
SMILE PRO, iLASIK ve trifokal lenslerde dünyanın önde gelen cihazları.
Her tedaviyi o alanda uzmanlaşmış bir cerrah yapar.
Ameliyat sonrası kontroller ve gerekirse ek uygulama, bizim sorumluluğumuzda.
Operasyon Süresi
Her bir göz için 20-30 dakika sürer
İyileşme Süresi
Günlük hayata dönüş 1 gün, tam iyileşme 1-2 hafta
Anestezi Tipi
Topikal Damla ya da Lokal Anestezi

Yaş ilerledikçe katarakt, glokom, sarı nokta hastalığı ve göz kuruluğu daha sık görülür. Opr. Dr. Deniz Oygar Baylançiçek yaşa bağlı göz…

Normal göz içi basıncı genellikle 10-21 mmHg arasındadır ve yüksek basınç glokom için önemli bir risk etkenidir. Normal değerler, ölçüm yöntemleri ve…

Göz içi basıncının yükselmesi, görme sinirine zarar vererek glokoma yol açabilir ve çoğu zaman belirti vermez. Göz tansiyonunu kontrol altında tutmak…
Çerez tercihiniz
Gerekli çerezler her zaman açık. İzin verirseniz ölçüm ve reklam için Google ve Meta çerezlerini de kullanırız.Sitenin çalışması için gerekli çerezler her zaman açık. İzin verirseniz ziyaretinizi ölçmek ve size uygun reklam göstermek için Google ve Meta çerezlerini de kullanırız. Seçiminizi sayfanın altındaki «Çerez tercihleri» bağlantısından istediğiniz zaman değiştirebilirsiniz.Detaylı Bilgi