Astigmat Gözlüğü Sürekli Takılmalı Mı?
Astigmat gözlüğü kişinin uzak ve/veya yakın görüşünde bulanıklık olması durumunda reçete edilebilir. Nesnelerin daha net bir şekilde görünmesine yardımcı olmaktadır. Net görüş kazandırmasının dışında gözlük kullanımı bir tedavi şekli değildir, astigmatı tamamen ortadan kaldırmaz. Kullanımı hekimin onayladığı şekilde kullanılmaması durumunda ise astigmat derecesi ilerlemesi mümkündür.
Astigmat gözlüğü sürekli takılmalı mı sorusu için ise aslında 0.25 ile 0.50 arasındaki numaralara sahip olan kişiler genellikle takmasa da büyük sorunlarla karşılaşmamaktadır. Hekimin önermiş olduğu sıklıkta kullanması yeterli olmaktadır. Ancak rutin kontrollerini mutlaka yaptırması gerekmektedir. Öte yandan 1.00 ile 4.00 derecelere çıkan astigmat hastalarında ise mutlaka düzenli olarak gözlüğün takılması gerekmektedir. Sık sık da göz kontrollerinin yapılması gerekmektedir.
Astigmat Neden Olur?
Astigmat kornea ve göz merceğinin olması gereken gibi değil de farklı bir şekil yapısında gelişmesi sonucu ortaya çıkmaktadır. Astigmat; kornea veya göz içi lensinin eğriliğinin “tam yuvarlak olmaması” ile ilişkilidir. Çoğu kişide genetik yatkınlıkla ilişkilidir. Bununla birlikte de ortaya çıkma nedenleri şunlardır;
- Genetik faktörler,
- Göz kapaklarının korneaya baskı yapması,
- Göz ameliyatları,
- Göz ameliyatlarının yapımı esnasında meydana gelen komplikasyonlar,
- Göz yaralanmaları ve
- Keratokonus olmaktadır.
Astigmat hastalığında ise genetik faktöre bağlı ortaya çıkması en yaygın nedenlerden biridir. Kişinin ailesinde bu hastalığa sahip olan kişiler varsa kendisinde de ortaya çıkma riski yüksek olmaktadır. Bundan dolayı da kişinin mutlaka rutin kontrollerini düzenli bir şekilde yapması ve aksatmaması gerekmektedir.

Astigmat Belirtileri Nelerdir?
Astigmat belirtileri en yaygın olacak şekilde uzak ve yakında bulunan nesneleri net bir şekilde görememe olarak kendini göstermektedir. Bununla birlikte de kişinin baş ve gözlerinde ağrıların oluşması, baş dönmelerinin sıklaşması da en sık karşılaşılan etkilerden olmaktadır. Diğer belirtiler ise şunlardır;
- Gözlerin dinlenmesine rağmen yorgunluk hissedilmesi ve göz çevresinde ağrı hissedilmesi,
- Uzak veya yakındaki nesneleri netleştirmek için gözleri kısma ihtiyacı,
- Gece görüşlerinde azalmaların meydana gelmesi ve
- Gözlerde sulanmaların oluşması belirtiler arasında yer almaktadır.
Yukarıda saymış olduğumuz belirtilerin biri veya birden fazlasının bulunması durumunda ise en kısa zamanda göz doktoruna muayene olunması gerekmektedir. Böylelikle de bir hastalık olması durumunda hızlı bir şekilde müdahale edilme imkanı bulunmaktadır.
Astigmat Dereceleri Nelerdir?
Astigmat derecesi, diyoptri yani (D) adı verilen ölçüm birimi ile adlandırılmaktadır. Genellikle kişilerin astigmat dereceleri en düşük 0.25, en yüksek ise 6.00 olacak şekilde ölçülmektedir. Göz muayeneleri sonucunda ortaya çıkan bu değerler arasında göre ise tedaviler şekillendirilmektedir. Astigmat derecelerinin üç ana kategorisi ise şu şekildedir;
- Düşük Dereceli Astigmat: 0.25’den 0.50’ye kadar olan derecelere sahip kişiler için kullanılmaktadır. Genellikle hafif astigmat yani başlangıç seviyesi olmaktadır. Bu gruptaki kişilerde görme problemleri nadiren ortaya çıkmaktadır. Bundan dolayı da lens kullanımı veya gözlük kullanımı önerilmemektedir. Ancak düzenli aralıklar ile mutlaka doktor kontrolü yapılmalıdır.
- Orta Dereceli Astigmat: Astigmat dereceleri arasında günümüzde en sık rastlanılan grup olmaktadır. 0.75 ve 2.00 arasındaki değerlere sahip kişiler bu gruba girmektedir. Kişilerde uzak ve/veya yakın görme netliği belirgin şekilde azalabilir. Görme sorunu ile beraber de baş ağrısı ve göz yorgunluğu şikayetleri de olması mümkündür. Net görüş için ise tedavi olarak gözlük veya torik kontakt lensler hekimler tarafından önerilmektedir.
- Yüksek Dereceli Astigmat: Bu gruptaki hastalarda göz derecesi 2.00 ve üzeri olmaktadır. Kişilerin görme kalitesi ciddi derecede bozuk olmaktadır. Nesneler çarpık ve dalgalı olarak kişi tarafından algılanmaktadır. Bu dereceye sahip kişilerde ise günlük aktivitelerin yapımı tedavi olunmadığı her geçen gün zorlaşmaktadır. Tedavi için ise kişinin durumuna göre gözlük veya lenslerin yanında LASIK gibi refraktif cerrahi yöntemlerin de kullanılması mümkündür. Bu dereceye sahip astigmat hastaları mutlaka hekimin önermiş olduğu sıklıkla kontrollerine gitmesi büyük bir önem taşımaktadır.
Astigmat Günlük Yaşamı Nasıl Etkiler?
Astigmat hastalığı kişinin görme bozukluğu derecesine ve yaşam tarzına bağlı olarak çeşitli şekillerde hayatını olumsuz etkilemesi mümkündür. Astigmat hastalarının günlük yaşamdaki yaygın olarak karşılaştıkları olumsuz etkiler ise şunlardır;
- Araç kullanım esnasında bulanık veya bozuk görme. Özellikle de nesnelerin net olmaması, gölgeli görme veya çift görme gibi en belirgin olumsuz etkilerinden olmaktadır.
- Gözlerde yorgunluk hissedilmesi ve gözlerin bir nesneyi netleştirmek için zorlanması.
- Gözlerin zorlanmasından kaynaklı baş bölgesinde yoğunlaşan ve tekrarlayan baş ağrıları.
- Gece görüşünde aşırı derecede zorlanmalar.
- Kitap, telefon, ders çalışma veya iş yerinde odaklanma da güçlük yaşama ve dikkatsizliklerin artması.
- Bakılan nesneyi net görebilmek için kişinin farkında olmadan gözlerini kısması.
- Kişide şiddetli astigmat olması durumunda derinlik algıları etkilenmesi mümkündür. Bunun sonucunda da merdiven çıkarken veya hareketli ortamlarda denge kaybının oluşması mümkündür.

Astigmatın Teşhis ve Tedavisi Nasıl Olur?
Astigmat teşhisi genellikle ilk olarak kişinin belirtileri ile başlamaktadır. Hekimler tarafından kişinin görmesinde sorun olup olmadığı, baş ağrılarının olup olmadığı ve gözlerinde ağrı hissedip hissetmediği sorulmaktadır. Sonrasında ise yapılacak olan testler ile teşhis tam olarak konulmaktadır. Bu testler ise;
- Keratometri,
- Kırılma testi,
- Görme keskinliği testi olmaktadır.
Teşhisin konulması ile birlikte de kişinin astigmat tedavisi nasıl yapılacağı gözünün derecesine göre belirlenmektedir. Bu aşamada ise ilk olarak astigmat gözlüğü ve kontakt lens kullanımı tercih edilmektedir. Kişinin astigmat derecesinin yüksek olduğu zamanlarda ise göz lazer tedavisi de önerilmektedir. Bu lazer tipleri iLASİK, No Touch Lazer veya PRK olabilir. Bununla birlikte de astigmat tedavisinde uygulanan diğer yöntemler ise şu şekilde olmaktadır;
- Fakik göz içi lens operasyonu,
- Göz içi merceği,
- Torik trifokal (Astigmat Düzeltici) göz içi mercekler olmaktadır.
Sık Sorulan Sorular
Astigmat gözlüğünü sürekli takmak şart mı?
Hafif astigmatı olan bazı kişiler gözlüğü gün boyu takmadan idare edebilir. Ancak araç kullanırken, ekranda uzun süre çalışırken veya baş ağrısı-göz yorgunluğu varsa düzenli kullanım daha konforlu olur. En doğru planı göz muayenesi belirler.
Gözlük takmazsam astigmatım artar mı?
Genellikle gözlük takmamak astigmat derecesini doğrudan artırmaz; fakat bulanık görme, göz yorgunluğu ve baş ağrısı gibi şikâyetler devam edebilir. Derece değişimi olursa altta yatan nedenler açısından doktor kontrolü gerekir.
Astigmatın en sık belirtileri nelerdir?
Uzak/yakında bulanıklık, gölgeli-çift görme hissi, göz yorgunluğu, baş ağrısı ve özellikle gece görüşte zorlanma sık görülür. Şikâyetler kalıcıysa muayene önerilir.
Astigmat ilerler mi?
Astigmat ölçümleri zamanla değişebilir; özellikle keratokonus gibi durumlarda artış olabilir. Bu yüzden düzenli muayene önemlidir
Kontakt lens mi gözlük mü daha iyi?
İkisi de astigmatı düzeltebilir. Gözlük pratik ve güvenlidir; torik kontakt lensler bazı kişilerde daha geniş görüş alanı sağlayabilir. Uygunluk göz yapısına ve yaşam tarzına göre değerlendirilir.
Astigmat lazerle tamamen düzelir mi?
Bazı hastalarda lazer cerrahisi astigmatı azaltabilir/düzeltebilir; ancak herkes lazer için uygun değildir. Kornea yapısı, numara stabilitesi ve göz kuruluğu gibi faktörler değerlendirilir. Uygun olmayanlarda farklı seçenekler düşünülebilir.



